Aile şirketleri karar vermeli: Varlık mı yoksa iktidar mı?

Posted by Haydar Kocak on 23/08/2010

Haydar KOÇAK

Posted by  on 23/08/2010

Aile şirketlerinde nesiller

Aile şirketleri verilen istatistiklere bakılınca en fazla üç nesil sonra var olmamama olasılığının yüksek olduğu gerçeğinden haberdarlardır. Bu nedenle bu konudaki seminerlere ve çalıştaylara katılarak çözüm  ve önlem alma çabasındalar. Elbette tüm amaç şu anki yapılarının gelecek nesle  nasıl devam ettireleceğidir, ama emin olun istatistikte çoğunluğu oluşturan şu an var olmayan şirketlinde kurucularınında çabası bu yönde idi.

Bence sorudan daha önce seçim olmalıdır: Aile kendisinden sonraki nesillerine varlıklarını mı devretmek istemektedir, yoksa şu anki iktidar güçlerini mi?  Bu soruya yanıt vermedikçe veya bir tercih yapmadıkça yazdıkları aile anayasaları yada diğer planlar maalesef kendilerini istatistikteki negatif tarafa bırakan sonuçla yüzleşmelerini engelleyemecektir.

Inanmadığım bir şeyi sizinle paylaşmam yani %100 kurumsallıkla aile şirketlerinin tüm sorunlarına çözüm bulunabileceğine dair iddam yok.  Sahiplik duygusuolmadan yani, işletmesini kendi canı- kanı bebeği olarak görmeyen bir yaklaşımın olmadığı yapıların uzun ömürlü olacağını düşünmüyorum ki devlet anlayışında da yaklaşımım da paraleldir.

Monarşik parlamenter sistem bana göre insan doğasına en uygun ve uzun ömürlü olabilecek yönetim sistemlerinden biridir. Bu konuda bir tartışmaya girmeyeceğim. Tarih boyunca düşünür ve filozofların demokrasi dahil farklı yönetim modeller hakkında tartışmışlardır. Bu tartışmaları  arzu edenlerse Prof. Dr Mehmet Ali Ağaoğulları nın büyük emeği “Kent Devletinden Imparatorluğa” adlı eserinden okuyabilirler. Isokrates’ in  düşünceleri ilgimi çekmişti.

Varlık mı yoksa İktidar mı vesayet edilecek olan?

Aslında aile şirketindeki liderin yönetici yapılanmasını merikrokrasi yada aristokrasi seçeneklerinden hangisini kullanacağı vesayet seciminin varlık yada iktidar temelli olacağına karar vermesiyle eş anlamdadır. Kalabalık kavramlar yerine modelleme ile ilerlemek daha aydınlatıcı olacaktır. Bu modellemelerden seçimlerim oldu, bunlardan  biri Cengiz Han diğeri Rothschild modellemesidir.

Bu modellemeyi değerlendirirken aklımdan önceden  bir amaç fonksiyonu belirlemeyip, yargıda bulunulmayıp  artı ve eksi yanlar tartışmaya açılmamıştır.

Aile liderinin karakteristiği ve yaklaşımı seçimi hangi yönde olduğu konusunda bir tarafı olduğu aşikardır. Amacım bu kararlarını bilemek ve daha keskin hale getirmektir.

Bu karar modeline  .(Aristokrasi – Meritokrasi) biraz da aritmetik i anıştırdığı için Arist-Merit Karar Modellemesi ismini vermek istedim.

Iktidar bazlı modelleme

Cengiz Han

Cengiz Han agresif bir büyüme içinde kabileden imparatorluğa adım adım ilerlerken yönetim için en iyi adamlara sahip olması gerektiğinin farkındaydı. Bu nedenle işgal ettiği her kültür ve uygarlıkta aristokrasiyi yok etmiş yerine üstün zekalı ve kabiliyetli insanların yönetime geldiği meritrokrasiyi benimsemiştir.

Ordusunu onluk sisteme göre yapılandırmış sağladığı hiyerarji ve disiplinle tümenlere (on binlik) varan bir yapılanma içindeydi. Cengiz Han’ ın dahiliği bu tümenlere kendi yetkisini vermesi ve tümenlerin bağımsız haraket etme yeteneğine kavusması anlamına gelmektedir.

Yönetim üstün zekalı ve kabiliyetli insanlara din ırk ayırımı olmaksızın verildiği için tümenlerin bağımsız haraket kabiliyeti aynı zamanda kendi lojistiklerini (yiyecek, silah..) yönetme ve merkeze olan maddi bağımlılıklarını kesmekte ve uzaktan yönetimi kolaylaştırmakta idi. Cengiz Han bir dehası da ganimetleri ordu içinde eşit paylaştırması ve kendi özgürlüklerini vermesi tümenleri varlıklarının devamı için yeni topraklar keşfetmesine dolaylı olarak tesvik etmiştir. Her ele gecirilen ülkelerde tümenlerin sayısı artarak büyüyen bir dalga olarak dünyanın en büyük imparatorluğunun sınırlarına ulaşmışlardır.

Cengiz Han bu kadar kısa sürede elde edilen başarıda dehası bazı değerlere dayanıyordu.Bu kadar serbestlikteki tek şart Cengiz Han’ nın kurallarını Moğalca ele aldığı  Yassa adını verdikleri kitaba uyulmasıdır. Sadakat ve liyakat en önem verdiği temel prensiplerin başında yer almaktaydı.Ulusçu bir yapılanma içinde değildi, dolayısı ile yönetime  her dil ve dinden kişilerden üstün zekalı ve yetenekli herkes gelebilirdi.

Bir önceki makalemde ” IK depaartmanı pazarlama eğitim talep ederse imzalar mıydınız” IK nın yetenek avcısı olması gerektiğini, bu olduğunda şirketlerinin erişeceği seviyeye patronlarının bile hayal edemeyeceğini yukarıda belirttiğim sebeplerden dolayı yazmıştım.

Varlık Bazlı modelleme

Mayer Rotzchild

Ailenin kurucusu olan Mayer Amschel Rothschild (1744-1812) zeka ve liderliği Cengiz Han ile paralellikler bulunsa da Cengiz Han’ ın aksine dışa yönelik değil, kapalı içe yönelik bir modelleme nesline bırakmıştır. O zamanlardaki yahudilerin getto yaşamı ve aşağılanmalar daha sonra kazandıkları zenginliklenden dolayı, özellikle Avusturya krallığından aldıkları  baron unvanları ile aristokrasilerini yaratma imkanlarını yakalamışlardır.

Mayer Rothschild da Cengiz Hana benzer şekilde sadece  beş maddeden oluşan bir Yassa oluşturmuş ve varisçileri sıkı sıkaya bağlı kalmışlardır:

* İş yerinde kilit işlevindeki önemli pozisyonlar, sadece aileden kişilere emanet edilecektir.
* İşlerde ailenin sadece erkek üyeleri görev alacaktır.
* Ailenin çoğunluğu karşı bir karar almadıkça, her zaman en büyük oğlun en büyük oğlu, ailenin başkanıdır..
* Ailede evlilikler, birinci veya ikinci dereceden kuzenler arasında gerçekleştirilecektir.
* Hukuki bir envanter tanzimi ve servet neşri asla yapılmayacaktır.

Cengiz Han varlığı ordusu içinde paylaştırırken, Rothschild lar aile içinde paylaşmıştır. Rothschild da din aile yapısı dolayısı ile çok önemli iken Cengiz Han da bu önemli değildir.  Bu tezatlıklar listesi uzar gider. Temel prensipler aynı olmasına rağmen uygulamada maddeler birbirine taban tabana zıttır.

İlginç nokta yöntemler taban tabana zıt olsa da ulaşılan sonuç aynıdır. Birisi sınırları haritada belirli çizmiştir, diğerinde ise kendi kuralları gereği sınırları sadece kendileri bilmektedir.

Aile reisi neye göre karar verecek?

Roma Tanrısı Janus

Liderlik yöntemlerinden biri olan Janusian Düşünce tekniği bu konuda seçimin belirlenmesinde rol oynayabilir.

Yukarıdaki modellelerden anlaşılacağı gibi ikisi birbirine zıt olan Arist-Merit Karar Modellemesinde lider yüzünü ya bir tarafa yada diğer tarafa dönmek zorundadır.

Mevcut durumda ailelerin şirketlerinin gelecek nesilde var olup olmayacaklarını  üzerinde bu kadar çalışmalarına rağmen kendilerinin tatmin olmamalarının sebebi kurguladıkları modelde şimdiki hallerini taşıma arzularından kaynaklanmaktadır. Elbette siz işin başında olduğunuz sürece bundan emin olabilirsiniz.

Hybrid modeller de  denenebilir ama emin olun Tanrı Janus boş durmayacaktır. Seçiminiz ne kadar net ve bakışınız tam olarak bir tarafa dönerse hedefinizde de o kadar başarılı olacaksınızdır.